YILMAZ ŞİT HAKKA YÜRÜDÜ..

Yurtsever, aydın, devrimci ve mücadeleci kişiliği ile tanıdığımız Yılmaz Şit hakka yürüdü..
Bu haber 2024-04-24 06:33:34 eklenmiş ve 473 kez görüntülenmiştir.

YILMAZ ŞİT HAKKA YÜRÜDÜ..

 

Yurtsever, aydın, devrimci ve mücadeleci kişiliği ile tanıdığımız Yılmaz Şit vefat etdi..

Yurtsever, aydın, devrimci ve mücadeleci kişiliği ile tanıdığımız, Hoçvan Dernekler Federasyonu (Hoc-fed) kuruluşunda ve yönetiminde bizlere yol arkadaşlığı yapan, halende yönetimde yer alan..

 

 HABER FOTO GALERİ..

 

“Hocvan’ın Gülü” kitabı ile yerel-ulusal basında ülkemizde Hocvan’ı en iyi tanıtan yazar ve aydınlarımızdan biri oldu.  Sit, aydın, mücadeleci kişiliğinin yanı sıra Hocvan’ı en iyi tanıtan, Kurd kültür ve edebiyatına, STK ve toplumsal alana önemli katkıları olan yeri doldurulamaz bir abimiz ve hemşerimizdi.. Son nefesine kadar hayatın mücadele demek olduğunu yaşamı ile bizlere ispat eden mümtaz bir aydındı..

 

YILMAZ ŞİT KİMDİR..

 http://www.stk-dernekler.com/files/firm/photo/d0ef76907a.jpg

Yılmaz Şit, 1953 yılında Ardahan’ın (Qora) Bayramoğlu Köyünde doğdu. İlkokulu köyde, orta öğrenimini Ardahan Lisesinde tamamladı. 1979 yılında Kars Dede Korkut Eğitim Enstitüsünden mezun oldu. Yurdun birçok yöresinde eğitimci olarak görev yaptı. 2004 yılında emekli oldu.

 

Yılmaz Şit, gençlik hareketlerinde ve demokratik kitle örgülerinde mücadele etti.  Hoçvan Dernekler Federasyonu (Hoc-Fed), Kendi köyü Qora gibi birçok STK'nın  kuruluşunda ve yönetiminde yer aldı.

 

 “Hoçvan’ın Gülü” Yılmaz Şit’in ilk kitabıdır.

 

Hocvan’ın Gülü Kitabından Bir Şiir:

 Bir esinti vardı dışarıda

Memleket havası kokuyordu

Gurbet diyarında özleminde

Hani bir hayalimiz vardı

Seninle el ele verip Hocvan’da

Nav Gula sosınada (Güller, çiçekler arasında)

Koşmak koşmak var ya

Hoçvan’da Hoçvan’ın gülü

Tüm özlemlere inat

Esintiye göğüs gererek

 

Cote çaven reş u belek

Rukeke keni u bedew

Qeymiş naki mezeki

Mina hiva çarde royi

Kibare, dihate ser ave

Bin çaven da meze dit

Ruke keniwa

Bihareke şax wedida

Ev ku diçu roj dıbu payiz

Kanı dimiçiki dile min da

Av nedihat li xare

Guleka nav dılan bu

 

Hocamıza, aydınlarımıza, bizler için haytalrı boyunca koşan tüm güzel insanlarımıza Doğu Medya ve STK’larımız adına Allahtan Rahmet yakın aile ve efratlarına, Hoçvan halkına başsağlığı diliyoruz..

 

CENAZE ve VEFATLARDAN KISA BİR İZLENİM..

 

Maalesef bizler birbirine yakın akraba grupları olarak kendi hastahanelerimizi, kendi okullarımızı, kendi sağlık, güvenlik kurumlarımızı, kendi firmalarımızı inşa edemediğimizden.. Donanımlı birçok hemşerimizi kanser illeti başta olmak üzere onarılmaz hastalıklarla kayb etmekteyiz..

 

Devlet aygıtının istihbarat, emniyet, sağlık.. İçinde olmadığımızdan.. STK alanlarımız içinde yaşadığımız sistemi çözemediklerinden hepimizin datasının (bilgi)  elinde olduğu soykırımcı firmalar özellikle Kürd aydın ve aktivistlerine hayatı tam bir cehenneme çevirirken, iş dünyası alanında biraz gelişen bir adım atan aile ve sülalelerimize dalarak onarılmaz hastalıklardan, hukuk büro oyunlarına, banka oyun ve kumpaslarına devlet kanun ve oyunlarına binbir kumpasla bizleri sarmakta Uydulardan ve yerlerden trafik kazalarına onarılmaz, tedavi edilmez  hastalıklarla özellikle biraz iş dünyasında gelişen hemşerilerimizi sararak, ailede yaşlı yada önemli birine onarılmaz bir hastalık bulaştırarak bir taraftan söz konusu aile ve sülalelerin hayalarını cehenneme çevirirken, bir hemşerimiz yerel kamuda önemli bir mevkiye gelirken, yada bziler için önemli bir konuma yükselen her vatandaş açık hedef haline gelmektedir.. Diğer yandan bu yönlü gelişen aile ve sülalelerimizi soymak düşürmek geri götürmek için hertür oyun ve kumpas ülkemiz genelinde 80-90 milyon vatandaşa yönelik bu rejim kurulduğu günden beri sürmektedir..

 

Hem hemşeri camiamızın, hemde geniş halk kitleleri, vatandaşlar artık geçmişin saflıklarını üzerlerinden atıp.. Datamızın kasalarında yer aldığı siyon-soykırımcı firma ve aileleri çözmeleri, ardiyelerine girmeleri gerektiği gibi STK alanlarımızı da yetkinleştirerek devlet aygıtı içine girmeli, bizim olan bir devlet inşa etmeliyiz ..

 

Şu anda TC metropollerinde (eski panig derneği başkanımız ) Memet Yıldız gibi dernekçilik alanında ekol olan halkın önünü açan birçok hemşerimiz kanser illeti ile boğuşurken..

 

İş dünyasında yeni-yeni gelişen aile ve firmalarımızda da genelde aile büyüklerinden başlayarak onarılmaz hastalıklar la kuşatılıp madden manen çökertilmekteyiz..

 

Artık STK alanlarımızın bu soykırımcı rejimi, rejimi derinden işgal eden firma ve aileleri çözme, ardiyelerine girme ve ekarte etme dönemine geçmek zorundayız..

 

Öyle bir çağa girdik ki artık faşist ulus devletler küresel soykırımcı firmalarla yerli işbirlikçileri ile, kripto ajan nüfus ve elemanları ile bir taraftan bizleri devlet, hukuk büroları, kanunlarla nefessiz bırakıp sarıp düşürürken.. Diğer yandan datamız kasarlında olduğundan onarılmaz hastalıklardan yerden uydulardan ayarlanan trafik kazalarına bizlere binbir tuzak ve kumpas kurulurken..

 

Diğer yandan ovarlımız, sularımız, dağlarımız, madenlerimiz her şeyimize çöküp, bizleri doğal yaşam ve ve üretimden uzaklaştırarak.. Hava, su-yiyecek ve içeceği silaha dönüştürerek.. Vatandaşı imhada şeytanın aklına gelmeyen yol ve yöntemlerle sarılmış bulunmaktayız..

 

İşte Yılmaz hoca gibi içimizden çıkan aydınlar, mümtaz insanlar bu gibi ağır ölümcül konularda STK alanlarına halka bilgi taşımada, tehlikeleri göstermede, bu soykırımcı sistemlerin bizleri nasıl binbir oyun ve kumpasla sardıklarını bizlere öğreten çağımızın havarisi, aydını-sosyal bilimcisi, STK savaşçıları insanlardır.

 

Bizim toplumsal olarak bizi geri çeken tüm hastalıklarımıza yönelip bizler için hayatlarını ortaya koyan sürekli çalışan tüm güzel insanlarımız için eğitim, sağlık, güvenlik, STK, firmalaşma.. gibi alanlarda alt yapı eksikliklerimizi hızla gidererek ne devlet aygıtının nede kripto ajan yapıların bize oyun ve kumpas kurmadıkları bir aşamaya geçmek zorundayız..

 

Covid-19 operasyonunda bu faşist ulus devlet ve devletler binlerce gencimize operasyon yaptı, binleri aramızdan kopardı. Halk kitlelerinin bu tür oyun ve kumpasları görmemesi içinde rejim yüzyıldır vatandaşı, kutsal devlet, kutsal ırk, kutsal bayarak, kutsal kurtarıcılar, kutsa din ve tarikatlar..  Sararak imha etmeye çalışmaktadır..

 

Özetle bizler için hayatlarını ortaya koyan ölümüne koşan insanlarımızın anısı için, aile ve sülalelerimizin geleceği için artık üzerimizdeki tüm saflıkları atıp iş-siyaset-yerel-kamu-firma, sağlık, eğitim, güvenlik her alandaki açıklarımızı kapatmalı toplumumuza, biz birbirine yakın aile ve akrabalar olarak bizlere operasyon yapan kim olursa olsun çözmeli ekarte etmeliyiz..

 

Gençlerimizin yapay zeka ve yazılım alanlarında yetkinleşmesi için zemin hazırlamalıyız. Bölgemizden yakın akraba gurubumuzdan Faruk Fatih Özer diye bir gencimiz çıktı. Rejim binbir oyun ve kumpasla on binlerce yıl ceza kesip hayatını ablukaya aldı, Baran Korkmaz gibi küresel bazda bir holding çıktı TC ve Amerika iki devlet birden saldırdı..  

 

İşte aydınlarımızı anlamsak yukarda işaret ettiğimiz STK-bilgi açıklarımızı kapatmasak her alanda hep operasyona maruz kalan aile ve sülaleler olmaktan kurtulmayacağız.. 100-200 yıl içinde hepimizi 7 sülalelerimizle yok ederler.. 

 

Doğu Medya Haber Merkezi..

Doğu Medya- Serhat Sivil Toplum Genel Koordinatörü, Doğu Medya Genel Yayın Yönetmeni, İstanbul Ardahanlılar Kültür ve Dayanışma Derneği Genel Başkanı Gazeteci Yusuf Yasin Sit.

 

ETİKETLER : Yurtsever aydın devrimci ve mücadeleci kişiliği ile tanıdığımız Yılmaz Şit hakka yürüdü..
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer Vefat-Taziye haberleri
STK-DERNEKLER
© Copyright 2013 DKM. Tüm hakları saklıdır. Dkm Medya